Rektum Kanseri

Rektum Kanseri

Kalın bağırsağın makata yakın olan ilk 12-15 cm?lik bölümüne rektum adı verilir. Rektum kanseri çoğunlukla bu bölgede görülen adenomatöz poliplerden gelişirler. Toplumda en sık rastlanan üçüncü kanser tipidir ve ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır. 40 yaştan itibaren sıklığı artmakla birlikte en sık 50 yaştan sonra rastlanır.

Rektum kanseri için risk faktörleri;

  1. Yaşın 50?nin üzerinde olması,
  2. Diyet, yağdan zengin, posadan fakir beslenme, çiğ meyve ve sebzelerin tüketilmemesi, fazla kırmızı et tüketimi, sigara,
  3. Ailesinde kalın bağırsak kanseri veya kalın bağırsak polipi bulunanlar,
  4. Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi inflamatuar barsak hastalığı olanlar.

Rektumda henüz kanser gelişimi göstermemiş kanamaya yol açan dev villöz polip

Rektum kanserinin bulguları nelerdir ?

  1. En sık belirti dışkılama alışkanlığındaki değişikliktir. Düzenli tuvalet alışkanlığı olan kişide ishal ya da kabızlık atakları gelişebilir. Fakat daha sıklıkla gördüğümüz şikayet?tenesmus? adı verilen büyük abdesti yaptıktan sonra rahatlayamama hissidir.
  2. Rektal kanama, en ihmal edilen şikayettir. Genelde bir utanma duygusu nedeniyle ya da bu kanamanın bir basurdan kaynaklı olduğu düşüncesiyle hastalar doktora başvurmaz ve bu teşhisin daha ileri evrelerde konulmasına neden olur.

Bu iki belirti dışında karın ağrısı, barsak tıkanıklığı, kansızlık ve ileri evrelerde büyük abdest ya da idrar kaçırma şikayetleri de görülebilir.

Bu şikayetleri olan kişilerde rektal tuşe denilen parmakla rektumun muayenesi ve yapılacak bir kolonoskopi ile rektum tümörü tanısı kolayca konulabilir.

rektum kanseri, rektum kanseri izmir, rektum kanser tedavisi, rektum kanser tedavisi izmir

Kalın bağırsağın makata yakın olan ilk 12-15 cm?lik bölümüne rektum adı verilir. Rektum kanseri çoğunlukla bu bölgede görülen adenomatöz poliplerden gelişirler. Toplumda en sık rastlanan üçüncü kanser tipidir ve ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır. 40 yaştan itibaren sıklığı artmakla birlikte en sık 50 yaştan sonra rastlanır.

Rektum kanserlerinin Tedavisi

Rektumu kolondan ayıran ana özellik, yerleşiminin farklılığıdır. Bundan dolayı kolon kanserinden farklı olarak rektum kanserinde farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır. Ameliyat seçiminde en önemli kriter, tümörün rektumun hangi kısmında (üst, orta, alt rektum) yerleşik olduğudur. Diğer önemli bir seçim kriteri ise özellikle alt rektum kanserlerinde tümörün evresidir. Bu nedenle uygun tedavinin planlanmasında klinik evreleme son derece önemlidir. Evrelemede, endoskopi ve biyopsiye ilave olarak; Bilgisayarlı Tomografi (BT), Endorektal Ultrasonografi (ERUS), Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) kullanılır.

Cerrahi Yöntemler

1.     Aşağı Anterior Rezeksiyon (Low Anterior Rezeksiyon);

Rektum kanseri cerrahisinde tümör yerleşim yerine bağlı olarak en sık uygulanan yöntemdir. Tümörün bulunduğu barsak ve lenf nodları çıkartılır, sonrasında yukarıdaki kolonun ucu aşağıda bırakılan rektum veya anal kanala birleştirilerek barsak devamlılığı sağlanır. Bu sfinkter koruyucu bir ameliyattır, makatı saran gaz ve dışkı kontrolünü sağlayan kaslar korunur ve ameliyat sonrası dışkılama doğal yoldan devam eder.

Rektum kanserinde, laparoskopik yöntemle yapılan ameliyat sonrası, çıkarılan spesmende lümeni tamamen tıkamış tümör görülmekte

1.     Abdominoperineal Rezeksiyon (APR- Miles Yöntemi);

Rektumun son kısmında, makata yakın yerleşimli ve sfinkterlere yayılım göstermiş büyük tümörlerde uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Bu yöntemde rektum ve makat tamamen çıkarıldıktan sonra kolonun uç kısmı karın ön duvarına ağızlaştırılır (kolostomi).

2.     Transanal Endoskopik Mikrocerrahi (TEM) ile Lokal Eksizyon;

Erken evre rektum tümörleri’nde makattan yerleştirilen özel cerrahi aletler ile tümörün sağlam sınırlar ile çıkarılması ve açıklığın kapatılması yöntemidir. Bu cerrahi ile anüsten içeri 15. cm?ye kadar yerleşimli ve uygun tümörler karından bir kesi yapılmasına gerek kalmaksızın çıkartılabilir.

Erken evre rektum kanserinde TAMIS yöntemi ile lokal eksizyon yöntemi

Rektum kanserlerinde kemoterapi ve radyoterapi

Kolondan farklı olarak rektum duvarında en dış tabakasının olmaması, lenfatik akımının daha fazla olması ve anatomik olarak dar pelvis içinde yerleşmiş olması nedeniyle rektum kanserlerinin kolon kanserlerine göre daha fazla ameliyat sonrası tekrarlama (lokalnüks) riski vardır. İleri evre rektum tümörlerinde ve seçilmiş hastalarda ameliyattan önce verilecek kemoterapi ve radyoterapi ile, tümör boyutu ve invazyon derinliğinin azaltılması ve tümörün çıkarılabilirliğinin artırılması hedeflenir, böylece ?lokal nüks? riski en aza indirilmeye çalışılır. Ameliyat öncesi verilen kemo-radyoterapinin önemli bir endikasyonuda makat kaslarına kadar ilerlemiş alt rektum tümörleridir. Böyle bir yapılacak APR ameliyatı ile hasta yaşam boyu kolostomi ile yaşamak zorunda kalırken, ameliyat öncesi uygulanacak kemo-radyoterapi ile tümör küçültülerek makatın korunması sağlanabilir.

Ara